DOLAR 44,8815 0.03%
EURO 52,7989 -0.29%
ALTIN 6.798,10-2,23
BITCOIN 3393137-0,65%
Adana
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Yüreğir’de Oyun Büyük! Demirçalı Gitti, Sıra Belediyede mi?

Yüreğir’de Oyun Büyük! Demirçalı Gitti, Sıra Belediyede mi?

ABONE OL
Nisan 21, 2026 18:50
Yüreğir’de Oyun Büyük! Demirçalı Gitti, Sıra Belediyede mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı hakkında verilen görevden uzaklaştırma kararını yakından takip ediyoruz.

Ancak bu meseleye yalnızca bugünün penceresinden bakmak, büyük resmi kaçırmak olur.

Çünkü ortada sadece bir “görevden alma” kararı yok…
Ortada, geçmişten bugüne uzanan ve adım adım örülen bir sürecin ikinci perdesi var.

Söz konusu kararın dayandırıldığı iddiaların yaklaşık sekiz yıl öncesine ait olması, belediye başkanlığı göreviyle doğrudan bir bağlantısının bulunmaması ve olayın belediye bünyesinde gerçekleşmemiş olması, ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor:

Bu karar, hukuk devleti ilkeleriyle ne kadar örtüşüyor?

Elbette hukukun üstünlüğüne olan inancımız tamdır.
Ancak hukuk; sadece uygulanmakla değil, aynı zamanda zamanlaması ve yöntemiyle de adalet duygusu oluşturmak zorundadır.

Ve bugün Yüreğir’de kamuoyunun vicdanında oluşan tablo, bu açıdan tartışmalıdır.

Gelelim işin daha derin boyutuna…

Bu olay aslında bugün başlamadı.
İşaretler çok daha öncesinden verilmişti.

Hatırlayın…
İlk perdeyi Yüreğir Belediye Meclisi’nde izlemiştik.

O gün yaşananlar, bugün yaşananların bir fragmanı gibiydi.

Çünkü siyaset bazen sahnede oynanmaz…
Perde arkasında yazılır.

Yüreğir Belediye Meclisi’nin matematiği ortada:

  • CHP: 21 üye
  • AK Parti: 13 üye
  • MHP: 3 üye

Toplam tabloyu değiştirecek olan şey çok basit:
Sadece 3 oyun yön değiştirmesi…

Eğer bu gerçekleşirse?

Yüreğir Belediyesi’nin yönetimi el değiştirebilir.

İşte tam da bu yüzden diyorum ki:

Bu bir tesadüf değil… Bu bir senaryonun devamıdır.

Siyasette en tehlikeli yara dışarıdan gelen değil…
İçeriden açılan yaradır.

Ve o yara açıldığında…
Kolay kolay kapanmaz.

Hatta çoğu zaman…

Dikiş tutmaz.

Bugün gelinen noktada açıkça görülüyor ki;
Yüreğir’de yaşananlar sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda siyasi bir mücadeledir.

Üstelik bu mücadele yalnızca rakipler arasında değil…

Aynı safların içinde de verilmektedir.

Buradan açık bir uyarı yapmak gerekiyor:

Eğer parti içindeki dengeler doğru yönetilmezse,
eğer “küçük hesaplar” büyük hedeflerin önüne geçerse…

Bu süreç yalnızca bir belediye başkanını değil,
bir siyasi yapının tamamını etkileyebilir.

Halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanının görevden uzaklaştırılması,
sadece bir idari karar değildir.

Aynı zamanda sandık iradesine gölge düşüren bir gelişmedir.

Bu nedenle süreç; şeffaf, adil ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılmalıdır.

Ve herkes şunu unutmamalıdır:

Kale dışarıdan fethedilmez…
İçeriden düşerse yıkılır.

Bu vesileyle, Ali Demirçalı’ya geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Ama; “Yüreğir’de yazılan bu senaryonun finali ne olacak?” açıkçası merakla bekliyorum.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP