17 Nisan 2026 Cuma
Bugün sabah Avrupa Birliği tarafından desteklenen; Basın Konseyi, TİMEF, Politik Araştırmalar Derneği ve CRISP iş birliğiyle yürütülen Etik Gazetecilik Projesi kapsamında Ordu’ya geldim. Ancak nerede olursam olayım, gözüm de kulağım da her zaman olduğu gibi kadim şehrim Adana’daydı.
Çünkü Adana’da yaşananlar, sadece yerel bir gelişme değil; aynı zamanda siyasi reflekslerin, parti içi dengelerin ve yönetim anlayışının da bir yansıması niteliğinde.
Özellikle Yüreğir Belediyesi’nde son dönemde yaşanan gelişmeler, artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmış durumda.
Daha önce kaleme aldığım yazılarda açıkça ifade etmiştim:
Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, belediye meclisinde yalnız bırakılıyor.
Ve bu yalnızlık, sadece bir kişinin değil, doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi’nin sahadaki gücünü zedeliyor.
Bugün gelinen noktada yaşananlar, bu tespitin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
CHP Genel Merkezi’nin konuya kayıtsız kalmadığı da ortada. Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Aydın Milletvekili Evrim Karakoz ve Parti Meclisi Üyesi Ali Abbas Ertürk’ten oluşan heyetin Yüreğir’e gelerek belediye meclis üyeleriyle birebir görüşmeler yapması, sürecin ciddiyetini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu ziyaret, sıradan bir inceleme değil.
Bu ziyaret, bir anlamda “parti içi alarm”dır.
Peki bu noktaya nasıl gelindi?
Yüreğir Belediye Meclisi’nde yaşanan o kritik oylama sürecini hatırlayalım. Grup kararı olmadan, bireysel hesapların öne çıktığı iddialarıyla girilen seçimde tablo 11’e 11’e kilitlendi. Oysa CHP’nin mecliste 22 üyesi var.
Bu ne demek?
Bu, matematiksel olarak mümkün olan bir sonucun, siyasi olarak ciddi bir problem barındırdığını gösterir.
Bu, sadece bir oylama sonucu değil, aynı zamanda bir “dağınıklık fotoğrafıdır.”
Ve bu fotoğraf, Yüreğir’de CHP’nin kendi içinde ne kadar bölündüğünü açıkça ortaya koymaktadır.
Siyasette farklı görüşler olabilir, tartışmalar yaşanabilir, hatta zaman zaman fikir ayrılıkları kaçınılmazdır. Ancak bu durum, partinin kendi belediye başkanını mecliste yalnız bırakacak bir noktaya gelmemelidir.
Çünkü yerel yönetimlerde başarı, sadece başkanın performansıyla değil; meclis uyumu, ekip ruhu ve ortak hareket kabiliyetiyle ölçülür.
Burada asıl soru şudur:
Bu tablo kime kazandırıyor?
CHP’ye mi?
Yüreğir’e mi?
Yoksa siyasi rakiplere mi?
Cevabı aslında çok açık.
Bu nedenle, ister sevsin ister sevmesin, CHP’li tüm belediye meclis üyelerinin Ali Demirçalı etrafında birleşmesi, sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü mesele kişiler değil, temsil edilen irade ve seçmenin verdiği yetkidir.
Unutulmamalıdır ki seçmen, parçalanmış bir yapı değil; güçlü, uyumlu ve hizmet odaklı bir yönetim görmek ister.
Bu noktada sorumluluğun yalnızca belediye meclis üyeleriyle sınırlı olmadığını da açıkça ifade etmek gerekiyor. Sürecin bu noktaya gelmesinde, Cumhuriyet Halk Partisi Adana İl Başkanlığı ve CHP Yüreğir İlçe Başkanlığı’nın da sorumluluk taşıdığı bir gerçektir. Çünkü yaşanan tablo artık sadece Yüreğir Belediyesi’nin iç meselesi olmaktan çıkmış, Adana genelinde partinin bütünlüğünü ilgilendiren bir konu haline gelmiştir. Bu nedenle il ve ilçe örgütlerinin sürece daha etkin müdahil olması, gerekli değerlendirmeleri yapması ve kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmesi beklenir. Nitekim bu konuda girişimlerin yapılmış olması da muhtemeldir. Ancak gelinen noktada, yaşananların Yüreğir sınırlarını aştığı ve Adana siyasetinin genelini etkileyen bir boyuta ulaştığı açıkça görülmektedir.
Genel merkezden gelen heyetin yapacağı değerlendirme elbette ki sürecin seyrini belirleyecektir. Ancak sahadaki gerçeklerin doğru okunması, bu sürecin en kritik noktasıdır. Yanlış teşhis, yanlış tedaviyi beraberinde getirir.
Öte yandan tüm bu yaşananlara rağmen, Ali Demirçalı’nın süreci partiye zarar vermemek adına dikkatle yöneteceğine inanıyorum. Bu, siyasi olgunluk ve sorumluluk bilincinin bir gereğidir.
Ancak bu yükün tek başına taşınması mümkün değildir.
Siyaset, bireysel hamlelerle değil; ortak akılla, kolektif sorumlulukla ve en önemlisi güvenle yürütülür.
Bugün Yüreğir’de eksik olan şey tam da budur:
Güven ve birlik duygusu.
Eğer bu sağlanamazsa, yaşananlar sadece bugünün değil, yarının da sorunu haline gelir.
Ve o zaman mesele sadece bir belediye meclisi tartışması olmaktan çıkar, daha büyük bir siyasi sonuç doğurur.
Son söz olarak şunu söylemek gerekir:
Yüreğir’de yaşananlar hafızalara kazınmalı. Çünkü siyaset unutmaz.
Ve bugün atılan adımlar, yarının kaderini belirler.
Yüreğir’in ihtiyacı net:
Daha fazla hesap değil, daha fazla birlik.
Tufanbeyli Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılacak olan “Halk Ekmek Fırını” projesinin temeli düzenlenen törenle atıldı. İlçe halkının ekonomik şartlar altında daha uygun fiyatlı ekmeğe ulaşmasını hedefleyen proje, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı.
Temel atma töreninde konuşan Tufanbeyli Belediye Başkanı Ahmet Aktürk, projenin sosyal belediyecilik anlayışının önemli bir örneği olduğunu vurgulayarak, “Tufanbeyli’mize kazandıracağımız Halk Ekmek Fırını projemizin temelini attık. Vatandaşlarımızın bütçesine ve sofrasına doğrudan katkı sağlayacak bu kıymetli yatırımın ilçemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“SÖZLERİMİZİN TAKİPÇİSİYİZ”
Seçim döneminde verilen sözlerin tek tek hayata geçirildiğini belirten Başkan Aktürk, hizmet odaklı çalışmaların kararlılıkla süreceğini ifade etti. Aktürk, “Seçim döneminde halkımıza verdiğimiz her sözün takipçisi olmaya ve ilçemizi hizmetlerle buluşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Törene katılım sağlayanlara da teşekkür eden Başkan Aktürk, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer başta olmak üzere daire başkanlarına, hemşehrilere ve projede emeği geçen herkese şükranlarını iletti.
VATANDAŞIN SOFRASINA DESTEK
Hayata geçirilecek Halk Ekmek Fırını ile birlikte ilçede uygun fiyatlı ve kaliteli ekmek üretimi sağlanarak, özellikle dar gelirli vatandaşların bütçesine katkı sunulması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Tufanbeyli’de önemli bir ihtiyacın karşılanacağı ifade ediliyor.Kaynak:Haber Merkezi
İş insanı İmam Gazali Hıradağı, Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Bölge ihracatı açısından büyük önem taşıyan bu görev değişimi, iş dünyasında da dikkatle karşılandı.
Yeni görevine başlayan Hıradağı, yalnızca AKMİB’in değil, aynı zamanda Akdeniz bölgesindeki tüm illeri ve sektörleri kapsayan Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Başkanlar Kurulu Başkanlığı görevini de üstlendi. Bu görev, bölge ihracatının en üst temsil makamı olarak öne çıkıyor.

Hıradağı’nın iki önemli görevi birden üstlenmesi, bölge ihracatında yeni bir dönemin başlayacağı şeklinde yorumlanırken, iş dünyası temsilcileri de bu gelişmenin ihracat rakamlarına olumlu yansıyacağı görüşünde birleşiyor.
VİZYONER LİDERLİK VURGUSU
Başkan Hıradağı’nın liderliğinde, özellikle kimyevi maddeler ve mamulleri sektöründe ihracatın daha da artırılması, yeni pazarlara açılım sağlanması ve bölgesel ticaretin güçlendirilmesi hedefleniyor.İş insanları, Hıradağı’nın vizyoner yaklaşımının, Akdeniz ihracatına önemli katkılar sunacağına dikkat çekiyor.
Bölgenin ihracat potansiyelini en üst seviyeye taşımayı amaçlayan yeni yönetimin, önümüzdeki süreçte atacağı adımlar merakla bekleniyor.Kaynak:Haber Merkezi
Adana’da bağımlılıkla mücadeleye yönelik çalışmaların ele alındığı Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Adana Valisi Mustafa Yavuz’un başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, bağımlılıkla mücadelede yürütülen faaliyetler tüm boyutlarıyla değerlendirilirken, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik önemli başlıklar masaya yatırıldı.
İlgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, bağımlılıkla mücadele kapsamında sürdürülen çalışmalar sunumlar eşliğinde detaylı şekilde ele alındı. Mevcut durum analiz edilirken, sahadaki uygulamalar ve alınması gereken yeni önlemler de değerlendirildi.
“BAĞIMLILIK HAYATİ BİR MESELE”
Toplantıda konuşan Vali Mustafa Yavuz, son dönemde yaşanan acı olayların bağımlılığın ne denli kritik bir toplumsal sorun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti. Bağımlılığın yalnızca madde kullanımıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, özellikle dijital ve ekran bağımlılığının çocuklar ve gençler açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
Toplumda yaygın olan “benim çocuğum yapmaz” anlayışının büyük bir yanılgı olduğunu ifade eden Vali Yavuz, yaşanan olayların hiçbir ailenin ihtimal vermeyeceği sonuçlar doğurabildiğini belirterek, ailelerin daha dikkatli ve bilinçli olması gerektiğinin altını çizdi.

“ÖNLEYİCİ ÇALIŞMALAR ŞART”
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca güvenlik ve adli boyutla sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Yavuz, bu kurumların çoğunlukla sürecin sonuç kısmında yer aldığını söyledi. Asıl başarının, önleyici ve koruyucu çalışmaların güçlendirilmesiyle mümkün olacağını belirten Yavuz, tüm kurumların ve toplumun her kesiminin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Sahada aktif olunmasının ve vatandaşla doğrudan temas kurulmasının önemine dikkat çeken Yavuz, yürütülen çalışmaların sadece prosedürleri yerine getirmekle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
DİJİTAL BAĞIMLILIK UYARISI
Pandemi döneminde artan dijital kullanımın çocuklar üzerinde ciddi bağımlılık riskleri oluşturduğunu kaydeden Vali Yavuz, ailelerin çocuklarıyla daha güçlü iletişim kurması gerektiğini ifade etti. Rehberlik ve bilinçlendirme çalışmalarının etkin şekilde yürütülmesinin önemine değinen Yavuz, özellikle gençlerin doğru yönlendirilmesinin hayati rol oynadığını belirtti.
Ayrıca bağımlılıkla mücadelede doğru hedef kitleye ulaşmanın önemine dikkat çeken Yavuz, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğinin artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
GENİŞ KATILIM SAĞLANDI
Toplantıya Vali Mustafa Yavuz’un yanı sıra; Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, Vali Yardımcısı Abdullah Şahin, ilçe kaymakamları ile ilgili kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Toplantının, bağımlılıkla mücadelede daha etkin, sürdürülebilir ve sahaya yansıyan çalışmaların hayata geçirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.Kaynak:Adana Valiliği/Bülten
Seyhan Belediyesi’nde uzun süredir gündemde olan ve çalışanlar tarafından yakından takip edilen banka promosyon ihalesi sonuçlandı. Yapılan ihale sürecinin tamamlanmasıyla birlikte belediye personelinin maaşlarını önümüzdeki üç yıl boyunca Yapı Kredi Bankası aracılığıyla alacağı kesinleşti.
İhale kapsamında varılan anlaşmaya göre, Seyhan Belediyesi bünyesinde görev yapan personele kişi başı 62 bin TL promosyon ödemesi yapılacak. Son dönemde kamu kurumları arasında artan promosyon rekabeti göz önüne alındığında, açıklanan rakamın dikkat çekici seviyede olduğu ve çalışanlar tarafından memnuniyetle karşılandığı ifade ediliyor.
PROMOSYON YARIŞI KIZIŞIYOR
Kamu kurumlarında banka promosyonlarına yönelik artan rekabet, belediyelerde de etkisini göstermeye devam ediyor. Özellikle yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle çalışanların promosyon beklentisi yükselirken, Seyhan Belediyesi’nde gerçekleşen bu anlaşma da beklentileri karşılayan bir sonuç olarak değerlendirildi. Uzmanlar, önümüzdeki süreçte benzer ihalelerde rakamların daha da yukarı çıkabileceğine dikkat çekiyor.
GÖZLER ÖDEME TAKVİMİNDE
İhalenin sonuçlanmasının ardından belediye personeli şimdi de promosyon ödemelerinin ne zaman hesaplara yatırılacağını merak ediyor. Yetkililerden edinilen bilgilere göre, ödeme takvimi ve sürece ilişkin teknik detayların kısa süre içerisinde netleştirilmesi bekleniyor. Ödemelerin tek seferde yapılması yönünde beklenti oluşurken, resmi açıklamanın ardından sürecin hızla tamamlanacağı belirtiliyor.
ÇALIŞANLAR MEMNUN
Promosyon anlaşmasının duyulmasının ardından belediye çalışanları arasında memnuniyet havası oluştu. Üç yıllık anlaşma süresi boyunca maaşların Yapı Kredi Bankası üzerinden yatırılacak olmasıyla birlikte, bankanın sunacağı ek avantaj ve hizmetlerin de çalışanlara katkı sağlaması bekleniyor.
RESMİ AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Seyhan Belediyesi yönetiminin, promosyon ihalesine ilişkin tüm detayları kapsayan resmi açıklamayı önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağı öğrenildi. Açıklamayla birlikte ödeme tarihleri, sözleşme şartları ve diğer teknik ayrıntıların netlik kazanması bekleniyor.
Ekonomik şartların zorlaştığı bir dönemde gerçekleştirilen bu anlaşmanın, belediye çalışanlarına önemli bir mali destek sunacağı ve benzer ihaleler için de emsal teşkil edebileceği ifade ediliyor.Kaynak:Haber Merkezi